|
Ana Sayfaya Dönmek için tıklayın
Yöneticiye
Bildir
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
mustafa hilmi topçu G.Kurul Delege

Kayıt: 31 Ağu 2006 Mesajlar: 6
|
Tarih: Çrş Mar 19, 2008 23:25 Mesaj konusu: SOMA’DA BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI, BİR ULU ÇINAR |
|
|
SOMA’DA BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI, BİR ULU ÇINAR
15 MART 2008. Somamız için çok önemli bir gündü; çünkü o gün çok büyük bir insanı ağırlamanın ve dinlemenin mutluluğunu yaşayacaktık. Bir tarih, bir ulu çınar, bir küçük dev adam geliyordu. Soma’ya. Tüm bunların bilinci ile günlerdir titizlik ile hazırlanıyor ve bu ağır misafirimize kusur etmemenin gayretini gösteriyorduk. Bugüne kadar yönetimimiz onlarca bilim adamını, yazar, sanatçı konuk ettik. Tabii ki bütün bu etkinliklerde onur duyduk, heyecan duyduk ancak Sayın Denktaş’ın hazırlıklarını yaparken heyecanımız bunların hepsinin üzerindeydi. Çünkü biz o gün Türkiye Cumhuriyetinden 1 yaş küçük müthiş bir Atatürk hayranı, yaşayan bir tarihi ağırlayacaktık.
Hayatı boyunca büyük acılar yaşayan hapislerde yatan sürgünlere gönderilen savaş gören, iki yüzlülükleri riyaları yalnızlıkları yaşayan cesur bir insanı ağırlayacaktık.
KKTC’nin sonsuza kadar varlığını ve bağımsızlığını devam ettirmesi için haklı mücadelesini çok uzun yıllardır yılmadan bıkmadan yorulmadan kendisine inananlarla hala sürdüren bir vatanseveri, bir kahramanı ağırlayacaktık. İşte bütün bunlardan dolayıdır ki, başta ben olmak üzere bütün yönetim ve üyelerimizi tatlı bir heyecan sarmıştı. Tabi bunun yanında Sayın Denktaş’ı Somalılara dinletebilecek olmanın gurunu da yaşıyorduk.
İki yıl önce Sayın Denktaş’ın Manisa’da dinlemiş ve o konferans tan çok etkilenmiştim. Ve o gün den itibaren Sayın Denktaş’ı Somayı getirebilmenin yollarını bulmaya çalıştım. Herhalde çok yürekten istemişim ki bu dileğim yerine geldi.
Bu dileğimizin yerine gelmesindeki katkılarından dolayı Muharip Gaziler Derneği genel sekreter yardımcısı Sayın Fikret Gökçe’ye bu vesile ile teşekkürlerimi sunuyorum.
İşte bütün bu duygular içerisinde günlerdir süren tatlı heyecanımız ve koşuşturmalarımız bitti ve 15 Marta geldik. Program gereği o gün Sayın Denktaş’ı Muharip Gaziler Derneği Soma Şube Başkanı Sayın Nazım Öz ve Sayın gökçe bey ile İzmir Konak Ordu evinden saat 10.00’ da alacaktık. Saat 09,30 sıralarında biz ordu evindeydik yaveri P.Emk.Albay Sayın Naci ERÇAL’a geldiğimizi bildirdik ve beklemeye başladık. Saat tam 10’ a 5 kala Sayın Denktaş o gülen yüzü ile merdivenlerin başında belirdi. Hemen yanına gittik ellerini öptük ve tanıştık. O anda bütün heyecanım geçti yerine büyük bir sevgi ve sıcaklık duygusu içimi kapladı. Karşımda sanki, bir cumhurbaşkanı değil babam varmış gibi duygular yaşamaya başladım. Tabiî ki bütün bunların nedeni Sayın Denktaş’ın mütevazı kişiliği ve yaydığı pozitif enerjiydi. Bu kısa tanışmadan sonra içinde koruma ve ambulansın da bulunduğu 5 araçlık bir konvoy ile yola çıktık. İzmir ve Manisa Emniyeti, çok ciddi tedbirler almışlar, çok rahat ve hızlı bir şekilde Soma’ya geldik. Biz Soma’ya saat 12 de gelmeyi planlamıştık ama 11.30 da Soma’daydık. Ben bu tür karşılamalara çok katıldım, ilk kez bir devlet büyüğünün randevusuna zamanından önce geldiğine tanık oldum.
Soma girişinde, Kaymakamımız, Garnizon Komutanımız, Belediye Başkanlarımız, Genel Müdürlerimiz, Siyasi Partilerimizin İlçe Başkanları, Gazilerimiz, Dernek Üyelerimiz ve Somalılar büyük bir kalabalık ve coşku ile Sayın Denktaş’ı karşıladılar. Tek tek herkes ile merhabalaştı, tokalaştı, çocukları öptü. O sıcaklığını hemen orada bulunan herkese hissettiriverdi. Akabinde yürüyerek çok yakın olan Soma Şehitliğine gittik. Orada şehitlerimizi saygıyla andık ve onlara dualarımızı yolladık.
Şehitlikten, öğle yemeği için Ege Linyitleri İşletmesi Müessesi’nin dinlenme tesislerine geçtik. Yetkililer mükemmel bir organizasyon ile Sayın Cumhurbaşkanımız ve bizleri ağırladılar. Yemek sonrası konferansa bir saat vardı, o zamanı da Sayın Denktaş’ın doyumsuz sohbetiyle geçirdik.
Saat tam 14.00 de konferans salonuna geldiğimizde büyük bir kalabalığın o müthiş coşkusuyla karşılaştık. Somalılar ve komşu il ve ilçelerimizden gelen gazilerimiz ve dernek başkan, yönetici ve üyelerimiz Sayın Denktaş’ı dakikalarca ayakta alkışlayarak bağırlarına bastılar. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızdan sonra Kıbrıs Gazisi, Muharip Gaziler Derneği Başkanı Nazım Öz ve ben kısa ama duygu dolu bir konuşma yaptık ve sözü sahibine bıraktık.
Ben, Sayın Rauf Denktaş’ın konuşmalarını ayakta yaptığını biliyordum fakat her olasılığa karşılık sahneye hem bir kürsü ve hem de bir masa koymuştuk. Ve tabi Sayın Denktaş seçimini kürsüde ve ayakta konuşmaktan yana yaptı. İki saate yakın o akıcı üslubu ile bütün salonun neredeyse nefes bile almadan büyük bir dikkatle dinlediği harika bir sunum yaptı. Konuşmanın odak noktası Atatürk idi. Devrimlerin önemini, Atatürk’ün emperyalizme karı mücadelesini, Kuzey Kıbrıs’ın ve Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı olumsuzlukları anlattı. “ Rumların istediği, Türkleri azınlık yapmak, Türk Askerini adadan çıkarmak ve Türkiye’nin garantörlüğünü kaldırmak. Türkiye’nin AB üyeliği konusunda Kıbrıs bir engel gibi gösterilmek isteniyor. Bunun arkasından Ermeni meselesi, Kürt meselesi, İstanbul’da Vatikan gibi ekümenlik kurulması meselesi gelecek. Amerika petrol kuyularına ulaşmak için Kıbrıs’ı kullanmak istiyor. Türkiye’yi de yanında görmek istiyor, ama güçlü bir Türkiye değil zayıf ve parçalanmış bir Türkiye. Milli davalarda fedakarlık yapılmaz. Eskiden bizleri sağcı solcu diye birbirimize düşürmek istediler. Bugün de, dinli dinsiz diye bölmeye çalışıyorlar. Aman dikkatli olalım hepimiz kardeşiz. Biz Atatürk’ün çocuklarıyız. Atatürk’e dinsiz diyorlar. Atatürk dinsiz olsaydı, Kuranı öğrenip anlayalım diye Türkçeye çevirmezdi. Ve Atatürk olmasaydı, bugün ezan sesi yerine her gün çan sesleri duyacaktık. Atatürk’ün Nutkunu okuyun, Kuranı okuyun, hacıların hocaların söylediklerini değil kendi aklınızın söylediklerini dinleyin” sözleri salonda dakikalarca alkışlandı.
Konferans sonunda, soru cevap bölümünde herkesin sorularını büyük bir içtenlik ve samimiyetle yanıtladı. Daha sonra derneğimiz ve Muharip Gaziler Derneğinin çiçek ve plaketleri takdim edildi. Daha sonra da Sayın Denktaş deneğimizin üyelerini ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneğinin üyelerini Muharip Gaziler derneğinde kabul ettiler. Orada da çok sıcak ve çok hoş konuşmalarıyla gönüllerimizi bir kez daha fethetti. Kısa bir dinlenmeden sonra, saat 20 sularında zatı alilerini Kıbrıs’a dönmek üzere İzmir’e alkışlarla yolcu ettik.
Böylece, Derneğimiz adına, şahsım ve arkadaşlarım adına gurur dolu, onur dolu unutulmayacak bir gün sona ermiş oldu.
Sağ olasın Ulu Çınar!
Sağ olasın Büyük Devlet Adamı!
Sağ olasın Büyük Atatürkçü!
Sen sadece Kıbrıs’ın değil, bizim de liderimizsin. Senden ders aldık, enerjine ve mücadele azmine hayran kaldık. Sizin gibi liderler, dünyaya çok ender geliyor. Allah, sizlere uzun ömürler versin.
17.03.2008
Mustafa Hilmi TOPÇU
Atatürkçü Düşünce Derneği
Soma Şube Başkanı
 |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|